

Balıkesir İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nde gerçekleştirilen programda, sadece birliğin çalışmaları değil, sektörün can alıcı sorunları da tüm açıklığıyla masaya yatırıldı.
Birlik Başkanı Hasan Çetin’in verdiği mesaj netti: “ÜRETEN KAZANIR, GÜÇLENEN BİRLİKLE BÜYÜR.” Ancak sahadaki gerçekler, bu sloganın hayata geçmesinin hiç de kolay olmadığını gösteriyor.
İlk bölümde, birliğin yürüttüğü faaliyetler, üyelerine sunduğu imkanlar ve özellikle yurt dışından getirilen damızlık düveler konusu detaylı şekilde ele alındı. Türkiye’de hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından damızlık kalitesinin önemi bir kez daha ortaya kondu. Ancak işin perde arkasında maliyetler, ithalat politikaları ve üreticinin yükü de dikkat çekiyor.
İkinci bölümde ise doğrudan üreticiyi ilgilendiren sorular gündeme geldi. Birliğe üyelik süreci, sağlanan avantajlar, destek mekanizmaları ve işletmelerin büyüme yolları tek tek anlatıldı. Özellikle kadın çiftçilere yönelik projeler, sektör adına umut veren başlıklardan biri oldu. Çetin’in vurguladığı gibi, kadınların üretimde daha fazla yer alması sadece sosyal değil, ekonomik bir gereklilik.
Ancak programın en çarpıcı kısmı, Balıkesir’de hayvancılığın içinde bulunduğu güncel tabloydu.
Şap hastalığı nedeniyle hayvan pazarlarının kapalı olması, zaten zor durumda olan üreticiyi daha da köşeye sıkıştırmış durumda. Pazar yoksa ticaret yok, ticaret yoksa gelir yok. Bu kadar basit.
Öte yandan Kurban Bayramı yaklaşıyor. Vatandaşın aklındaki en büyük soru: “FİYATLAR NE OLACAK?”
Üretici maliyetlerden şikayetçi, tüketici ise yüksek fiyatlardan. Arada sıkışan bir denge var ve bu denge her geçen gün daha da kırılgan hale geliyor.
Belki de en can yakıcı soru şu: Biz neden hâlâ ucuz et tüketemiyoruz?
Yem maliyetleri, üretim giderleri, arz-talep dengesizliği ve ithalat politikaları… Sorun çok, çözüm ise hala net değil.

Bir diğer dikkat çeken başlık ise ET VE SÜT KURUMU’NUN BALIKESİR’DE neden bir şube açmadığı. Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan bir şehirde böyle bir eksikliğin olması, üretici açısından ciddi bir engel.
Teşvikler konusuna gelince… Kâğıt üzerinde var, ancak sahada ne kadar etkili olduğu tartışmalı. Üreticiye gerçekten ulaşan, onu ayakta tutan bir destek mekanizmasına ihtiyaç olduğu açık.
Ve belki de en kritik mesele; Hayvancılıkla uğraşan kesimin yaş ortalaması giderek yükseliyor. Gençler bu sektöre neden mesafeli?
Cevap aslında zor değil; Belirsizlik, düşük karlılık ve yüksek risk.
Eğer gençleri bu alana çekemezsek, yarın üretimi konuşacak kimseyi bulamayabiliriz.
Süt fiyatları da ayrı bir denklem. Üretici için yeterli mi? Tüketici için ulaşılabilir mi? Bu soruların da net bir karşılığı henüz yok.
Özetle…
Balıkesir’in Gözcüleri bir kez daha sahadan önemli mesajlar verdi. Görünen o ki, hayvancılıkta sorunlar konuşuluyor ama çözüm için daha güçlü, daha somut adımlara ihtiyaç var.
Kurban Bayramı kapıda.
Şap hastalığı kapıda.
Fiyat tartışmaları kapıda.
Ama asıl soru hala kapının dışında bekliyor: BU SEKTÖR NE ZAMAN GERÇEKTEN NEFES ALACAK?



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN