

Geçtiğimiz gün Siverek’te yaşananlar hala hafızalardaki yerini korurken, bu kez Kahramanmaraş’tan gelen haber yüreğimizi bir kez daha dağladı.
***
Tablo açık ve korkutucu: Şiddet artık kapımızda değil, doğrudan sınıfların içinde.
***
Siverek’te aralarında 10 öğrenci, 4 öğretmen, bir yemekhane görevlisi ve bir polis memurunun bulunduğu en az 16 kişi yaralandı. Güvenlik güçlerinin müdahalesi sırasında saldırgan intihar etti. Daha bu olayın şokunu atlatamamışken, Kahramanmaraş’ta bir okulda yaşananlar ise akıl alır gibi değil. Can kaybı 9…
***
Henüz 13-14 yaşlarında, 8. sınıf öğrencisi bir çocuk… Babasına ait 5 silah ve 7 şarjörle okula geliyor. Dört canı hayattan koparıyor; biri öğretmen, üçü öğrenci. Yirmi kişi yaralanıyor. Ardından kendi yaşamına da son veriyor.
***
İnsanın nutku tutuluyor.
***
Yıllarca televizyonlarda Amerika Birleşik Devletleri’ndeki okul saldırılarını izler, “Çok şükür bizde olmaz” derdik. Bugün geldiğimiz noktada ise aynı cümleyi kuracak cesareti bile kendimizde bulamıyoruz.
***
Bir zamanlar öğretmenlerimiz bizim için sadece eğitim veren kişiler değil, aynı zamanda otorite ve saygının temsilcisiydi. Onları gördüğümüzde ceketimizi ilikler, gözümüzü yere indirirdik. Bugün ise öğretmenine tehdit savuran, elinde bıçakla okul koridorlarında dolaşan bir nesilden söz ediyoruz.
***
Peki ne değişti?
***
Sorunun cevabı tek bir yerde değil. Ailede, sokakta, sosyal medyada, dizilerde, eğitim sisteminde… Hepsinde bir parça var. Kendini ifade edemeyen, başarısızlıkla baş edemeyen, öfkesini kontrol edemeyen çocuklar; çözümü şiddette arar hale geliyor.
***
Üstelik bu sadece büyük şehirlerin ya da uzak bölgelerin sorunu da değil.
***
Balıkesir’de durum farklı mı? Okullarda öğretmenini tehdit eden öğrenciler yok mu? Güvenlik açığı olmayan kaç okul sayabilirsiniz?
***
Okul yönetimleri çaresiz. Devletin sağladığı imkanlar sınırlı. Birçok okulda güvenlik görevlisi dahi bulunmuyor. Okul Aile Birlikleri, velilerden topladığı sınırlı bütçeyle hem temizlik hem güvenlik hem de diğer ihtiyaçları karşılamaya çalışıyor. Bu şartlarda eğitimden mucize beklemek ne kadar gerçekçi?
***
Bugün gelinen noktada artık şunu açıkça söylemek gerekiyor; bu mesele sadece “disiplin” meselesi değil. Bu mesele bir “toplumsal çözülme” meselesidir.
***
Aile yapısından eğitim politikalarına, medya dilinden sosyal çevreye kadar geniş bir çerçevede ele alınmadan çözülemez.
***
Şiddeti normalleştiren içeriklere göz yumulduğu, gençlerin rol model olarak yanlış figürlere yönlendirildiği bir ortamda; okullarda huzur beklemek hayal olur.
***
Artık bir tercih yapmak zorundayız:
***
Ya bu gidişatı ciddiye alıp kökten çözümler üreteceğiz… Ya da her sabah çocuklarımızı okula gönderirken içimizde büyüyen o korkuyla yaşamaya devam edeceğiz.
Çünkü mesele artık çok net; Bu olaylar “bir yerlerde” değil, artık bizim okullarımızda yaşanıyor.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN