

What do you think? Doesn’t Balıkesir deserve to be a city that people visit again
Balıkesir, sadece haritada iki denizin arasında kalan bir geçiş noktası değil; zeytinin, peynirin, kuzunun, denizin ve bereketli toprağın buluştuğu büyük bir mutfak hazinesidir. Höşmerimiyle, tiritleriyle, saçaklı mantısıyla, Susurluk ayranıyla, Ayvalık tostuyla, lor tatlısıyla, Edremit’in zeytinyağıyla, Manyas’ın peyniriyle bu şehir aslında “Türkiye’yi doyuran il” tanımının içini fazlasıyla doldurur. Ne var ki bugün bu zenginliği hak ettiği ölçüde anlatabildiğimizi söylemek zor.
Gastronomi turizmi artık bir lüks değil; şehirlerin kaderini değiştiren güçlü bir kalkınma aracıdır. Gaziantep, Hatay, Afyon örnekleri ortadayken Balıkesir’in hala potansiyelinin gerisinde kalması düşündürücüdür. Oysa Balıkesir’in farkı şuradadır… HEM EGE HEM MARMARA MUTFAĞINI AYNI SOFRADA SUNABİLEN NADİR ŞEHİRLERDEN BİRİDİR.
Eskiler iyi bilir… Bir zamanlar Balıkesir’in Vasıfçılar Caddesi, İzmir–Bursa–İstanbul–Ankara hattının kalbiydi. Şehri kullanan yolcular durur, çorbasını içer, peynirini alır, zeytinyağına bakar, tatlısını yer ve yoluna öyle devam ederdi. Balıkesir, geçilen değil uğranılan bir şehir konumundaydı. Ancak çevre yolları ve otoyollarla bu hat değişti; özellikle KÖRFEZ’E, BURHANİYE- AYVALIK – GÖMEÇ- VE SARIMSAKLI GİBİ TATİL BELDELERİNE GİDENLER BALIKESİR’İN MERKEZİNE UĞRAMAZ OLDU. LEZZET, TABELALARIN ARKASINDA KALDI.
Tam da bu noktada güçlü ve gerçekçi bir fikir öne çıkıyor… GÖKÇEYAZI MEVKİİNDE BİR “YEMEK VADİSİ” KURULMASI.
İzmir–İstanbul–Ankara otoyolunun kesişimin de, Balıkesir’e özgü tüm ürünlerin tek çatı altında sunulduğu bir lezzet durağı düşünün. Balıkesir mutfağına ait çorbaların kaynadığı, kuzu etinin, peynirin, zeytinyağının, höşmerimin, köy ekmeğinin satıldığı; yerel üreticinin doğrudan tüketiciyle buluştuğu bir vadi…
Bu sadece bir satış noktası olmaz; Balıkesir’in vitrini olur. Yoldan geçen binlerce insan İÇİN “DUR VE BALIKESİR’İ TAT” diyen bir davet olur. Aynı zamanda köylüyü, üreticiyi, esnafı güçlendirir; gastronomiyle kültürü yan yana getirir. Çocuklarımıza aktaracağımız bir mutfak hafızası oluşturur.
BİR ŞEHRİN TANITIMI BROŞÜRLE DEĞİL, SOFRAYLA YAPILIR.
İNSAN BİR ŞEHRİ EN ÇOK YEDİĞİ YEMEKLE HATIRLAR. Bugün Balıkesir’i konuşuyorsak, bunu sadece sevmekle yetinmemeli; somut adımlar atmalıyız. GELİN BU FİKRİ BİRLİKTE ÖZÜMSEYELİM. Yerel yönetimler, sivil toplum, üretici ve Balıkesirliler olarak bu hayalin arkasında duralım. Çünkü Balıkesir’in daha iyi olması, gelişmesi ve hak ettiği yere gelmesi; lezzetini doğru yerde, doğru zamanda sunabilmesine bağlı.
Ve son olarak şunu da eklemek isterim… GENTLEMEN, LADİES diye İngilizce yazmak zorunda kalıyoruz bazen; çünkü Türkçe anlatınca, yazınca anlamayanlar olabiliyor.
Oysa mesele çok net… BALIKESİR’İN GELECEĞİ, KENDİ DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMASINDAN GEÇİYOR.
What do you think? Doesn’t Balıkesir deserve to be a city that people visit again?
Siz ne dersiniz? Balıkesir, yeniden uğranılan bir şehir olmayı hak etmiyor mu?



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN